Norveç ve Filipinler, çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlama konusunda önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. Her iki ülke de reşit olmayan bireyler için dijital ortamların düzenlenmesine yönelik artan küresel baskı ışığında, sert yaş doğrulama ve izleme kuralları getirmeyi hedefliyor.
Norveç hükümeti, 16 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasını tamamen yasaklayacak bir yasa tasarısını 2026 yılının sonuna kadar parlamentoya sunma kararı aldı. Başbakan Jonas Gahr Støre, bu girişimi çocukların dijital bağımlılıktan korunması gerekliliği ile gerekçelendirdi. Støre, günümüzde çocukların hayatlarının giderek algoritmalar ve ekranlar tarafından şekillendirildiğini vurgulayarak, acil bir siyasi müdahale yapılmasının gerektiğini belirtti. Hükümet henüz hangi sosyal medya platformlarının yasak kapsamında olacağını açıklamamış olsa da, önceki benzer düzenlemeler genellikle Instagram, TikTok, YouTube ve X gibi önde gelen hizmetleri hedef alıyor. Bu durum, şirketleri güvenilir yaş doğrulama mekanizmaları uygulamaya zorunlu kılacak.
Norveç’in bu girişimi, dünya genelinde artan bir eğilimi takip ediyor. Avustralya, Aralık 2025’te benzer bir yasayı uygulamaya koymuştu ve diğer ülkeler de bu konudaki etkileri analiz ederek benzer önlemler hazırlama aşamasına geçti. Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisi, kamu politikası gündeminin öncelikli maddelerinden biri haline geliyor.
Filipinler’de de benzer bir yasama süreci sürüyor. Senatör Sherwin Gatchalian, 16 yaşın altındaki bireylerin sosyal medya platformlarında profil oluşturmasını, kullanmasını veya mevcut profillerini sürdürmesini yasaklamayı amaçlayan “Çocuklar İçin Sosyal Medya Güvenliği Yasası”nı önerdi. Tasarı, çeşitli teknik ve idari gereklilikler içermekte olup, web platformlarının kimlik doğrulama ve yaş teyit sistemlerini uygulamaya geçirmelerini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, reşit olmayan kişilerin profillerini tespit ederek devre dışı bırakmak için düzenli denetimler yapılması gerekecek ve ihlalleri bildirme mekanizmaları da oluşturulacaktır. Bu, sosyal medya şirketlerinin sorumluluğunu önemli ölçüde artırmaktadır. Filipinler’in önerisi, hesapların yeniden etkinleştirilmesi durumunda ek kontroller ve ebeveyn kontrol araçlarını da zorunlu kılıyor. Devlet kurumları, yasanın kabulünden itibaren 90 gün içinde uygulama kurallarını belirleyecek ve kişisel verilerin korunmasını da kapsayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacaktır.
Her iki ülkenin girişiminin temel amacı, çocukların dijital ortamda güvenliğini sağlamaktır. Politika yapıcılar, zararlı içerikler, çevrimiçi zorbalık ve bağımlılık gibi riskleri vurgularken, teknoloji şirketlerinin kimlik tespiti ve gizlilikle ilgili karmaşık sorunlarla başa çıkması gerekecek. Bu durum, düzenleme ve inovasyon arasında bir gerilim yaratma potansiyeli taşıyor.