Altın sahiplerinin ve kuyumcuların korktuğu başlarına geldi… Maliye Bakanlığı O Uygulamadan Vazgeçti

Bakanlık, altın ithalatlarında bildirim aranmama şartına son verme kararı aldı. Ancak bu karar, kuyumculuk ve pırlanta sektörü temsilcileri tarafından üretime darbe vurabileceği endişelerine neden oldu…

Hazine ve Maliye Bakanlığı, son olarak Temmuz ayının dış ticaret verilerini açıkladığında, cari açığın yılın ilk 8 ayında 58.5 milyar doları aştığını ve bu rakamın 22 milyar 776 milyon dolarının işlenmemiş altın ithalatından kaynaklandığını belirtti. Bu, yıl sonuna kadar 30 milyar doları aşması beklenen altın ithalatının şimdiden 34 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak rekor kırdığını gösteriyor.

YENİ EKONOMİ YÖNETİMİ ALTIN İTHALATINA MÜDAHALE EDİYOR

Altın fiyatlarındaki düşüşler, dünya genelinde merkez bankalarını altın stoklarını artırmaya teşvik ederken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son yıllarda dünyanın en fazla altın ithal eden merkez bankası konumuna gelmişti.

Özellikle son iki yılda TCMB, altın rezervlerini rekor seviyeye çıkarmış, ancak bu rezervlerin bir kısmını seçim öncesi piyasaları dengelemek için harcamıştı. Yeni ekonomi yönetimi, cari açığı kontrol altına almak için altın ithalatını kısıtlamak amacıyla çeşitli tedbirler almaya başladı.

ALTIN İTHALATINDA BİLDİRİM ŞARTI KALDIRILDI

İlk olarak 6 Şubat depremlerinin ardından yurt dışından yapılacak altın alımlarına yeni düzenlemeler getiren hükümet, 27 Eylül’de aldığı kararla kısıtlamaları genişletti ve altın ithalatında bildirim aranmama şartını kaldırdı.

Kota uygulamasının altın fiyatlarında makas oluşturmasının ardından, Borsa İstanbul tarafından yapılan açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığının ikinci bir karar alana kadar üye bazında altın ithalatına kota uygulanacağı belirtildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ayrıca gram altından düşük seviyedeki altın üretimlerini kaldırmış ve gram altın üretimine kota getirmişti. Bu uygulamalar, altın üretim maliyetlerinde artışa yol açmış ve piyasa fiyatları ile gösterge kur arasında önemli bir makas oluşmasına neden olmuştu.

Türkiye’nin altın ithalatı, ticaret verilerine göre ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5.1 artarak 217 milyar 52 milyon dolara ulaştı. İşlenmemiş altın ithalatı ise aynı dönemde yüzde 180 artarak 19.4 milyar dolar oldu. Temmuz ayında ise altın ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 73 artarak 38 tona ulaştı.

Bu gelişmeler, altın ithalatını kontrol altına almak için alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu gösteriyor ve ilerleyen günlerde yeni kısıtlamaların veya yasakların gelebileceğine işaret ediyor.

Merkez Bankası’nın altın hamlelerinin yanı sıra, bireysel ve kurumsal ticari müşteriler için de altın ithalatı tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Ocak ayında yapılan 68 bin 330 kilogramlık altın ithalatı, Türkiye’de kayıtların tutulmaya başlandığı 1995 yılından bu yana görülen en yüksek değeri temsil ediyor.

ALTIN İTHALATINDA ALINAN KARARLARIN SEKTÖRE ETKİLERİ

Ancak sektör temsilcileri, getirilen kısıtlamaların zincir altın ithalatını ve mücevher sektöründe kullanılan parçaların ithalatını zorlaştırabileceği ve Avrupa’dan tamamlanmış ürün ithalatını artırabileceği endişesi taşıyor. Ayrıca, mücevher üretiminin de bu karardan etkilenebileceği ve üretimi vurabileceği belirtiliyor.

Sonuç olarak, Türkiye’de altın ithalatıyla ilgili alınan kararlar ekonomi yönetimini cari açığı kontrol altına almak için yeni adımlar atmaya zorluyor. Ancak bu adımların sektördeki etkileri ve sonuçları yakından takip edilmeye devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx